Doğadan öğrenen, özenle üreten,
Hayatımızı zenginleştiren her şeye, başta doğaya ve insanlara karşı özenli olmanın bir sorumluluk olduğuna inanıyorum.
Bu inancı, aileme ait küçük bir hikayeyle paylaşmak isterim. Bir aile büyüğümüz, evimizde kırılan bir camı süpürüp atmak yerine, cam parçalarını toplayıp camcıya götürür ve eskisi gibi bir cama dönüştürmesini ister. Camcı bunun zahmetli ve masraflı olacağını, aynı ölçüde yeni bir cam kestirmenin çok daha kolay olduğunu söyler. Aile büyüğümüz ise, bize yıllarca hizmet etmiş bu camın yeniden hayata kazandırılmasının, ona olan bir borcumuz olduğunu ifade eder.
Bu yaklaşım bana; temas ettiğimiz her canlıya ve her nesneye duyarlı olmayı, bütünüyle bir anlam taşıdıklarını öğretti.
Gü Feeling’i tasarlarken her detayı bu bilinçle ele aldım. Küçük ve bilinçli seçimlerin, zamanla büyük bir etki yarattığına inanıyorum.
Bu marka; şefkatle, özenle ve sevgiyle üretilenlerin fark yarattığını düşünenler için.